buy cialis

HEADLINE
Kasım 11th, 2009

alp aslan

1973 yılında istanbul’da doÄŸdu. 1990 yılında İstanbul K.Çekmece lisesinden mezun olup İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesine girdi.

Temel tıp eÄŸitimini 1996 yılında tamamlayıp, 1997-2003 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrahi anabilimdalı’nda uzmanlık eÄŸitimi aldı. 2005-2006 yılları arasında Girne Askeri hastanesinde klinik ÅŸefi olarak vatani görevini tamamladı.

Asistanlığı döneminde özellikle cranio-maxillofasial ve mikrocerrahiye ilgi duymuş, bu konularda birçok yurtiçi ve yurtdışı makaleler yayınlamıştır.

Filled Under: Genel Bilgiler

ABOUT

Istanbul Estetik ve Sac Ekim Merkezinde Doktorumuz Alp ASLAN ve Genel Koordinator Sevda ASLAN tarafindan yapilan Fue yontemi ile sac ekimi uygulamalarinda garantili sonuclar veriyoruz.Kaliteli ekibimizle agrisiz bir sekilde hijyenik kosullarinda sac ekimi operasyonu yapmaktayiz.
Eylul ayi boyunca butun sac ekimi operasyonlarinda %40'a varan indirimler...

Kampanya Detaylari icin Tiklayiniz...

Estetik Cerrahi

4M tekniÄŸi ile rekor sayıda greft ekimi yaptık. İstanbul estetik ve saç ekimi merkezi genel koordinatörü Sevda Aslan ve Plastik estetik ve rekonstrüktif cerrah Op.Dr.Alp Aslan gözetiminde yapılan saç ekimi operasyonunda 4800 greft saç kökü nakli yapıldı.Resimlerde net bir ÅŸekilde sayım yapabilirsiniz. Kurum olarak saç ekimi yaptırdığınız saÄŸlık merkezinden ekilen greftlerin fotoÄŸraflarını istenemenizi tavsiye ediyoruz…

fuesacekimi

9 Kasım 2009

Estetik Haberleri

Bunun için kendinize hakim olmanız çok önemli. Yediğiniz yemekleri azaltmak, size çok şey kazandıracaktır. Ufak, sıklıkla ve azar azar yediğiniz öğünleri tercih edin. Bu sayede hem mideniz boş kalmaz, hem de bir kerede aşırı besin yüklemesi yapmamış olursunuz.

Kahvaltı yapmadan önce egzersiz yapmayı deneyin. Bu sayede bütün gece depoladığınız yağı yakmış olursunuz. Akşam da yediğiniz hafif bir yemek sonrası yaptığınız egzersizle, tüm gün aldığınız şekeri eriteceksiniz.

Bir de egzersizlerinize ip atlamayı ekleyin. Çünkü ip atlama esnasında, bacak kaslarınız çalışacak ve metabolizmanız hızlanarak, kalori yakmaya başlayacaksınız. Bunu yaparken bir de tek bacak üzerinde denemeyi unutmayın. Vaktiniz yoksa bile gün içerisinde ayıracağınız 15 dakika ile her şeyin rengi değişecektir.

17 Eylül 2009

Plastik Cerrahi

Memenin onarımı hem fiziksel açıdan hem de emosyonel nedenlerle kanser veya başka bir hastalığa bağlı olarak göğsünü kaybetmiş bir kadına uygulanabilecek önemli işlemlerden biridir.
Göğsünün bir kısmını ya da tümünü kaybetmiş bir kadın için plastik cerrahi kombinasyonlarından bazılarının kullanılması yeni bir göğüs oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda kadının yaşam kalitesini arttırması, beden algılamasını ve güvenini sağlaması yönünden de önemli katkılar sağlar. Meme onarımlarının sonuçları görüntüde ve histe doğal sonuçlar sağlamakla birlikte, hiçbir zaman çıkarıldığı göğsün aynı gibi görünmez ve hissedilemez.

Meme onarımları çeşitli evreler içeren birden çok işlemle gerçekleştirilebilir. Göğsün onarımı, mastektomi (göğsün alınması) işlemi sırasında yapılabileceği gibi mastektomi yeri iyileştikten sonra veya kanser tedavisinin diğer aşamaları tamamlandıktan sonra da uygulanabilir. Meme onarımına karar vermek, tıpkı memenin alınması gibi, uygulanacak kişi açısından zaman alabilir.
Bu broşür mastektomi sonrası meme onarımlarına genel bir bakışı içermektedir. Meme onarımlarının sizin ihtiyaçlarınızı ne oranda karşılayacağını öğrenmek için bir plastik cerrahla konsültasyon yapmanız yararlı olur.
MEME ONARIMI NEDİR?
Meme onarımı normal veya normale yakın görünüme ve ölçüye sahip meme yapılması için uygulanan çeşitli rekonstruktif plastik cerrahi tekniklerini içerir. Bu teknikler şunlardan oluşabilir;
Flep Teknikleri; bunlarda kadının kendi kası, yağı ve derisi göğüs yapısını oluşturmak ve örtmek için kullanılmaktadır.
Doku Genişletme Tekniği; bunda normal deri meme protezini örtecek boyutlara ulaşıncaya kadar genişletilmeye çalışılır.
Meme İmplantı Kullanılması; meme formu oluşturacak şekilde meme implantının cerrahi olarak yerleştirilmesidir.
Diğer Teknikler; meme ucu ve areola yapmak için greftleme veya diğer özel tekniklerin kullanılmasıdır.
Meme onarımı kadın göğsünü efektif bir şekilde oluşturabilirken sonuçlar değişkenlik gösterebilir. Göğüs ne ile onarılırsa onarılsın, çıkarılan göğsün duyusunu ve hissini aynı oranda veremez. Göğüs üzerinde onarıma veya mastektomiye bağlı olmak üzere görünür kesi hatları mevcuttur. Ek olarak flep teknikleri, dokunun alındığı bölgede de bazı kesi hatları oluşturur. Bunlar vucudun sırt, karın ve kalça gibi nisbeten daha az görünen yerlerinde yer alırlar.
Sadece bir göğüs etkilendiği zaman o göğse tek başına onarım yapılabilir. Ek olarak diğer göğse de simetri oluşturmak, boyutu aynı ölçüye ve pozisyonu aynı biçime getirmek için küçültme, büyütme veya dikleştirme işlemleri uygulanabilir.
Plastik Cerrahi Derneğinin ve deri kanseri destek gruplarının destekleyici çabalarına bağlı olarak, sigorta şirketleri de meme onarımlarını ve bununla ilgili olmak üzere göğse uygulanan diğer ek işlemleri karşılamaya başlamışlardır. Bunun için ön onay gereklidir.
Meme onarımı için iyi adaylar şunlardır;
Tanı ve tedaviye uyumlu davranış geliştirebilecek kişiler
İlave tıbbi sorun veya hastalıkları, iyileşmeyi etkilemeyecek olanlar
Sigara içmeyenler
Genel olarak pozitif bir bakış açısına sahip, beklentileri gerçekçi olan insanlar
Flep uygulamaları özellikle aşırı kilosu, kalp rahatsızlığı, şeker hastalığı olan bazı kadınlar için uygun olmayabilir.
NEREDEN BAÅžLAMALIYIZ?
Plastik cerrahınızla konsültasyon yapmanız meme onarımı ve göğsünüzün nasıl bir şekil alacağı ile ilgili konuları öğrenmek için ilk adım olabilir. Konsültasyon meme onarımı seçenekleri konusunda sizi bilgilendirecektir. Sizin beklentilerinizin tartışılması ve kişisel olarak durumunuzun ortaya konmasında yarar vardır. Hangi seçeneklerin sizin için geçerli olduğu anlatılır. Meme onarımlarının sonuçlarının ve risklerinin ne olduğu komplikasyonlarının neler olduğu ortaya konur. Cerrahınızın önerdiği tedavi seçenekleri belirtilir. Aynı zamanda böyle bir konsültasyon aklınızda olan ve cerrahınızın cevaplandıracağı soruları sorabilmeniz için de fırsattır.
DEĞERLENDİRME
Kişinin genel olarak sağlık durumu ve mevcut yapısı meme onarım cerrahisinin sonuçlarını belirlemekte çok önemlidir. İşlemin başarısı, emniyeti ve bu işlemden elde edeceğiniz tatmin; beklentilerinizi dürüstçe paylaşmanıza, bütün sağlık problemlerinizi; kullandığınız ilaçları alkol, sigara ve varsa herhangi bir ilaç kullanımını belirtmenize bağlıdır. Ayrıca plastik cerrahın önerdiği adımların bütünüyle uygulanmasında büyük yarar vardır.
MEME ONARIMI
Meme onarımı oldukça kişisel özellikler içeren bir yöntemdir. Bu tekniğin seçilmesinde hastanın anatomisi, tercihleri ve beklentileri çok önemli rol oynar. Flep teknikleri daha doğal bir göğüs hissi elde edilmesine yol açabilir. Özellikle doku ve kas yetersiz ise mastektomi sonrasında flep kullanımı koşul olabilir. İnsizyon hatları hem verici alanda hem de onarım bölgesinde uzun bir iyileşme süreci gerektirirler. Bazen kötü yara iyileşmesine bağlı kısmi ya da tam doku kayıpları görülebilir.
Bazen mastektomi sonrası bazen yetersiz bir göğüs duvarın dokusu kalabilir. Bu da meme protezinin örtülmesi ve desteklenmesi için yeterli olmaz. Bu durumda meme onarımı için, protez kullanılmasında mutlaka flep tekniğinin veya doku genişletme tekniğinin gündeme getirilmesi gerekebilir. Doku genişletme tekniği ile onarım, flep işlemlerinden nispeten daha kolaydır. Buna karşın daha uzun bir onarım süreci gerektirir. Protezin yerleştirilmesinden sonraki 4-6 ay içerisinde bir çok ofis ziyareti gerekir ve bir port yardımıyla yeterli ve sağlıklı doku oluşturuluncaya kadar, doku genişletici balon şişirilir. İkinci bir cerrahi işlemde de ekspander (balon) eğer kalıcı bir işlem olarak planlanmamışsa, çıkarılarak kalıcı bir implanta dönüştürülür. Bunun istisnası, aynı zamanda hem doku genişletici hem de implant olarak kullanılan özel protezlerdir. Değişik tekniklerle onarımı tamamlanan göğüsün son işlemi meme ucu ve areolanın yapılmasıdır.
Bütün bunlarda da anlaşılacağı gibi meme onarımları birden çok işlemi gerektiren özel tekniklerle uygulanır. Bu tekniklerden bir tanesi de TRAM flep adı verilen, karın bölgesindeki yağ, kas ve derinin meme onarımı için kullanıldığı tekniktir. Bu teknikte göğüs yapmak için kullanılacak olan doku orijinal kan dolaşımını koruyarak göğüs duvarından bir tünel yardımıyla geçirilebilirken, bir diğer uygulama da mikro cerrahi teknikler kullanılarak karın duvarından tamamen ayrılıp daha sonra göğüsteki damarlara dikilmesidir. Latissumus dorsi flep tekniğinde ise; kas, yağ ve deri sırttan alınıp, yine bir tünelin ardından geçirilerek göğüs bölgesine getirilir ve orijinal kan dolaşımı korunurken, getirildiği bölgede meme protezinin örtülmesi için kullanılabilir. Meme implantı, flep tekniklerine bazen yardımcı bazen de alternatif bir yöntem olarak karşımıza çıkabilir. Sadece implant ile onarım genellikle doku genişletmeyi gerektirir. Kasın altına yerleştirilen doku genişletici, steril tuzlu su solüsyonlarıyla, haftalar içinde şişirilerek yeterli doku oluşturulmaya çalışılır. Daha sonra bu implantla yer değiştirir.
CERRAHİ İÇİN HAZIRLIK
Plastik cerrahınız size meme onarımı yöntemini ayrıntıları ile anlatır. Ameliyat için hazırlık döneminde; bazı tanısal testlerin yapılması, ameliyat öncesi dikkat edilecek hususların belirtilmesi ve kullanılacak ilaçların söylenmesi gerekir. Ameliyat günü yapılacaklarla ilgili ayrıntılı bilgi verilir. Ayrıca anestezi ile ilgili bazı detaylarda anlatılır. Ek olarak plastik cerrahınızın size anlattığı işlemlerin ve yapılacak cerrahi müdahaleye ait risk ve komplikasyonların ne olduğunu tam olarak anladığınıza dair onam formu imzalamanız istenecektir. Meme onarımlarında muhtemel riskler kanama, enfeksiyon ve kötü iyileşmedir. Flep cerrahisi bazen büyük boyutlarda doku kaybı ile neticelenebilir. Alıcı bölge ve verici bölgede duyu kayıpları olabilir. Meme protezlerinin kullanılması kapsül kontraktürü adı verilen ve göğüste ileri derecede sertleşme veya rüptür dediğimiz protezin duvar bütünlüğünün bozulması ve protezin dışarıya akmasına yol açabilir. Bütün bu cerrahi riskler beraberinde kısmen anestezi risklerini de içerirler. Bu riskler ve diğer konular onam formunu imzalamadan önce sizinle ayrıntılı olarak konuşulur. Meme onarımları belirgin ve yararlı sonuçlar sağlamasına karşın mastektomi ile kaybedilen göğse tıpatıp eş bir göğüs yaratamaz. Bazen revizyon işlemlerine rağmen iki göğüs arasında tam bir simetri sağlanamayabilir. Bütün bunlara rağmen giysiler altında mayoyla görünümünüz oldukça doğal ve dengelidir. Sorunlarınızı doğrudan plastik cerrahınızla konuşmanızda büyük yarar vardır. Meme onarımı ameliyatlarından önce bir miktar sıkıntı duyulması, ameliyat öncesi stres altında olunması doğaldır. Bütün bu duygular cerrahınızla tartışılmalıdır.
NE BEKLENMELİDİR?
Meme onarımları çoğu zaman hastane ortamında gerçekleştirilmelidir. Bir süre hastanede kalmak gerekebilir. İlk onarım işlemi çoğunlukla genel anestezi altında gerçekleştirilir. Daha sonra bazı ayaktan ve lokal anestezi altında uygulanan küçük işlemler olabilir. Bu kararlar işlemin gerektirdiği duruma ve cerrahla hastanın tercihlerine göre belirlenir. Plastik cerrahınızın ve yardımcı olan ekibin rahatınız ve güvenliğiniz için çok dikkatli olacağı muhakkaktır.
CERRAHİ SONRASI
Flep tekniklerini veya protez implant uygulanmasını takiben bandaj ve pansuman uygulanması gereklidir. Elastik bir bandaj veya destekleyici bir sutyen şişliğin azalmasına ve onarılan bölgenin desteklenmesine yardımcı olur. Dren adı verilen küçük ince bir tüp ameliyat bölgenize yerleştirilerek bu bölgede oluşan hava ve sıvının toplanması sağlanır. Hastaneden ayrılmadan önce siz ve size eşlik eden aile üyelerinize ameliyat bölgenize nasıl bakacağınız, hangi ilaçları kullanacağınız ve özellikle dikkat edilmesi gereken hususlar anlatılır. Ne zaman kontrol için geleceğinizi de dikkatlice not etmeniz gerekir.
İYİLEŞME VE AMELİYAT SONRASI
Meme onarımları sonrası iyileşme döneminde şişlik ve ameliyat bölgesinde rahatsızlık hissi oluşabilir. Bunların azaltılması için bazı ilaçlar kullanmanız istenebilir. Destekleyici sutyen ameliyat sonrası dönemde sizi rahatlatacaktır. Ameliyat bölgesinin temizliği ve krem uygulaması ile ilgili bazı direktifler verilebilir. Bütün bu direktifleri dikkatlice dinlemeli ve uygulamalısınız. Günlük yaşam aktivitelerine dönüşünüz ameliyattan sonra birkaç gün içinde başlar ve giderek artar. Çoğu zaman alınması gerekmeyen dikişler kullanılmasına rağmen eğer alınması gereken bir dikişiniz varsa bunlar ameliyattan sonraki iki hafta içinde alınır. Bu süre içinde normal yaşam aktivitelerinize dönmeniz ve giderek daha ağır işlere başlamanız söylenir. İyileşme haftalar boyunca devam edecek ve şişliğiniz zaman içerisinde azalacaktır.
SONUÇLAR
Mastektomi sonrası meme onarımının nihai sonucu kendinizi fiziksel ve duygusal olarak daha iyi hissetmenize yardımcı olur. Zaman içerisinde meme bölgesine bir miktar duyu dönebilir. Deri hattındaki kızarıklıklar ve belirginlik azalabilir, ama izler hiçbir zaman tamamen kaybolmaz. Bunlar ödenmesi gereken bedellerdir ve birçok kadın yaşam kalitelerindeki iyileşme ve genel görünümlerindeki düzelme karşılığında bu bedeli ödemeye hazırdır. Meme muayeneniz, mamografi veya diğer tanısal tekniklerin uygulanması da uzun dönemdeki sağlığınız için yararlıdır.

17 Eylül 2009

Estetik Cerrahi

Ancak bu ameliyatın birtakım güçlükleri vardır özellikle hasta yönünden. Öncelikle bu ameliyatı izsiz yapmak mümkün değildir. Mutlaka popo alt ya da üst kısmında silikon protezi yerleştirmek için kesi yapılacak ve bu keside iz kalacaktır. Eğer poponuz da hiç bir iz kalmasın ama her şey mükemmel olsun diye düşünüyorsanız, bu neredeyse imkânsız diyebilirim.

Halen bazı cerrahlar tarafından uygulanan dikişle popoyu kaldırma tekniği var. Ancak bu tekniğin en önemli problemi kalıcı olmamasıdır. Genellikle 3–6 ay arasında bu dikiş gevşer ve etkisini kaybeder. Ameliyat sonrası ilk birkaç ay ameliyata bağlı şişlik ve ödem nedeniyle hoş bir görüntü olabilir. Ancak ödem inmeye başlayınca popo eski şeklini alır.

Kalıcı olan tek yöntem ise silikon popo protezleri ile yapılan ameliyatlardır. Burada silikon meme protezlerine göre daha sert olan protezler kullanılır. Ancak ameliyat sonrası devrede oturma kalkma sıkıntılı olacaktır. Ayrıca özellikle alttan yapılan kesilerde iltihaplanma riski daha fazla olacaktır bu nedenle hijyen çok önem kazanır ayrıca güçlü antibiyotiklerle enfeksiyon önlenmeye gayret edilir. Tüm protez uygulamalarında olduğu gibi popo protezinde de kapsül olacaktır hasta otururken bunu hissedebilecek, ağrı sızı, yanma batma hileri olabilecektir.

Popo bölgesinden yağ almak ya da liposakşın yapmak ise bir diğer popüler yöntemdir. Ancak bu konuda çok dikkatli olmak ve sadece uygun hastalarda bu yöntemi kullanmak gerekir. Uygulamada daha çok popo alt kısmında yağ fazlalığı varsa o kısımdan yağ alıp girinti kısmını belirginleştirmek poponun bombeliğini arttırabilmektedir.

Poponun yan taraflarına yani basen bölgesine ise rahatlıkla eğer yağ fazlalığı varsa liposakşın yapılabilir. Popo üst bölgelerine ise alınan yağ özel işlemlerden geçirilerek tekrar enjekte edilebilir. Yine hatırlatmakta fayda var. Yağ enjeksiyonlarında verilen yağ birkaç ay sonra tamamen eriyebilir ya da bir kısmı kalıcı olabilir. Ne kadarının kalacağını önceden kestirmek mümkün değildir. Ancak son araştırmalarda çok ince kanüllerle yağ aspirasyonu yapılarak daha küçük yağ parçacıklarının alınmasının yağ topaklarının yüzeyini arttırarak kalıcı olan yağ dokusu miktarını arttırdığı saptanmıştır.

Ameliyat dışında güzel bir popoya sahip olmanız için önerim bol bol spor ve özellikle popo kaslarını çalıştıran hareketler örneğin basamak çıkma, merdiven gibi çalışmalar yapmanızdır.

17 Eylül 2009

Estetik Cerrahi

Ancak koldaki izlerin tamamen yok edilmesi mümkün olmamaktadır. Yara izlerinin (skar) giderilmesinde ilk prensip, izin olgunlaşmasının beklenmesidir. Bu süre en az 6 aydır. Etrafı kızarık, deriden kabarık durumda olan izler en rahatsız edici olanlarıdır. Ancak bu özellikler, izin daha henüz olgunlaşmadığını gösterir. Bazı izler sınırları düzensiz olarak iyileşir. Özellikle parçalı kesilerde, dikiş sırasında deri parçalarının aynı seviyede dikilememesi, seviye farklarını ve düzensiz yüzeyleri oluşturur.

Kolda bunalım sonucu kendini jiletleme ile oluşan izlerin (faça)tamamen yokedilmesi mümkün değildir. Ancak izlerin bulunduğu deri bölgesinin kol uzunlamasına kesilip çıkarılması ve ince dikişlerle dikilmesi mümkündür. Ancak kol ve bacak en fazla iz kalan bölgelerdendir. Özellikle birkaç ay içinde izlerin genişleyebileceği belki de jilet izinden daha belirgin bizr izin kalacağı bilinmelidir.

Fakat bu ameliyat sonucunda kolda örneğin bir kırık ameliyatına benzer bir iz kalacak ve önceki izlerin anlamı değişecektir. İlk altı ayda iz rengi açılarak daha belirsizleşecektir. Buna karşılık özellikle kol ve bacakta değişen oranlarda izde genişleme olacaktır. Bu genişleme oranının önceden kestirilmesi mümkün değildir.

Tedavi

Tedavide esas yöntem yine izin biraz etrafından kesilerek çıkarılması ve tekrar ince dikişlerle dikilmesidir. İzlerin kötü iyileşmesini etkileyen bir diğer faktör ise gerginliktir. Dikiş hattı ne ekadar gerginse, daha sonra oluşacak skar o kadar kötü olacaktır. Özellikle gergin bölgelerdeki geniş izlerin tekrar kesilip dikilmesi iyi sonuç vermez çünkü zaten gergin olan bölge, izin çıkarılmasından sonra daha da gergin olacaktır.
Doku GeniÅŸletme
Bu durumda gerginliği azaltmanın yollarından biri, doku genişletme (expander) yöntemidir. Bu yöntemde, iz bulunan bölgenin hemen yakınına deri altına silikon yapısında özel bir balon yerleştirilir. Ameliyattan bir süre sonra (15 gün) balon, yine deri altına yerleştirlimiş olan haznesine serum enjekte edilerek balon yavaş yavaş şişirilir (haftada bir).

Balon şişerken, üzerindeki deriyi genişletir ve büyütür. Yeterli genişleme sağlandıktan sonra ikinci ameliyatta balon çıkartılır. Skar (iz) çıkarıldıktan sonra, büyütülmüş olan deri bu bölgenin gerginlik olmadan kapatılmasını ve dikilmesi sağlar. Doku genişletme metodu kol ve bacakta çok tercih edilmez. Çünkü genişletme sürecinde gerginliğe bağlı üzerinde yara açılabilir. Bu uygulama daha çok geniş bölgelerde (gövde gibi) tercih edilir.

17 Eylül 2009

Estetik Cerrahi

Liposuction vücudun herhangi bir bölgesinde yağ fazlalığını azaltmada kullanılır. Bölgesel olarak dolgunluk azaltmada mükemmel bir yöntemdir fakat etkili bir kilo verme yöntemi değildir. Genellikle liposuction ile bölgesel aşırı yağlanmaları olan kişilerde en dramatik sonuçlar elde edilmektedir.

Hafif kilolu hastalar liposuction dan daha çok fayda görebilirler. Normal kiloda veya yakınında olmak en iyisidir. Eğer obezite ya da aşırı kilo varsa öncelikle hastanın zayıflaması gerekir. Deri elastikiyetinin iyi olması, yağ alındıktan sonra bollaşan derinin yeni ölçülere kolaylıkla uyum sağlamasına yardımcı olur. liposuction sırasında çıkarılan yağ dokusu gerekirse yağ enjeksiyonu için kullanılabilir. Ancak bu uygulama için alınan yağ hücrelerinin steril olarak bazı işlemlerden geçirilmesi gerekir. Ameliyat için kesin yaş sınırı yoktur.

liposuction için en iyi adaylar, göreceli olarak normal kilolu fakat belirli bölgelerde yağ fazlaları olan kişilerdir. Hastanın fiziksel olarak sağlıklı, psikolojik olarak dengeli ve beklentilerde gerçekçi olması gerekir. En mühimi, sıkı ve elastik deri daha iyi bir kontur elde edilmesini sağlar.

Sarkık deri vücudunuzun yeni konturlarına göre iyi uyum sağlamaz ve cerrahi ek girişimlerle fazla derinin çıkarılmasını gerektirir. liposuction sonucunda bikini içinde kalan izler oluşacaktır. Liposakşın yapılacak bölgede hasta yakın zamanda bir ameliyat geçirmişse, o bölgede kan dolaşımı bozuksa, veya hastanın akciğer veya kalp rahatsızlığı varsa ameliyat ertelenmelidir.

Liposuction yani yağ emilmesi, ya da yağ aldırma, vücudun belirli alanlarından, çene, boyun ve yanaklar dahil, kollar ve göğüs üst kısımları; karın, gövde yan kısımları, kalçalar ve uyluklar; ve dizler, bacak baldır kısımları ve ayak bileklerinden istenmeyen yağ fazlalıklarının çıkarılmasıdır. liposuction kilo vermenin alternatifi değildir, fakat diyet ve egzersize yanıt vermeyen lokalize yağ depolanmalarını alma yöntemidir.

Gevşek derili hastalarda genellikle yerine liposuction veya ona ek olarak bir yüz ve boyun germe gerekebilir. liposuction oldukça güvenli ve etkili olmasına karşın, cerrahi bir prosedürdür ve kanama, enfeksiyon ve sinir hasarı gibi komplikasyonlara yol açabilir. Çok fazla miktarda yağ alınırsa, deri düzensizlikleri veya dalgalanma gibi estetik komplikasyonlar çok nadiren de yağ embolisi görülebilir. Özellikle 5 kg. üzerinde yağ alınması durumunda bu risk artar. Komplikasyonlar sık değildir ve birçok hasta sonuçlardan mutludur.

Liposuction normalde, hastalar iyi seçildiği, operasyon ekipmanları yeterli ve doktorun da bu konuda ve cerrahi olarak eğitimi yeterli ise güvenli bir işlemdir. Bununla birlikte, nadir durumlarda, bu prosedür vücutta çok fazla bölgede ve geniş miktarda uygulandığında şiddetli travmaya yol açabilir. Diğer daha nadir fakat olası komplikasyonlar arasında bölgede sıvı birikimi (drenajla boşaltılır) ve deri yaralanması gelir. Ciddi komplikasyonlar az olsa da, enfeksiyon veya aşırı kaybı şiddetli hastalığa yol açabilir. liposuction için yapılan kesiler, yarım santim uzunlukta olup kalan izler küçüktür ve neredeyse beli olmaz.

Tedavi edilen bölgede deride torbalanma veya dalgalanma ve güneşe maruz kalırsa kalıcı olabilen pigmentasyon değişiklikleri (kahverengi lekeler) gibi sorunlar nadiren olabilir. Yine çok nadir oluşabilen asimetri durumunda(eşit olmayan kontur veya biçim) bazen ikinci bir ameliyat gerektirebilir. Eğer ameliyat çok geniş kapsamlı değilse -çıkartılacak yağ ve sıvı miktarı doktorun sağlık durumu, vücut alanı ve cerrahi prosedürü göz önüne alarak belirleyeceği miktara göre lokal anestezi liposuction ve sedasyonel anestezi altında yapılabilir. Hasta uyanık olacaktır fakat ağrı duymayacaktır. Eğer geniş bir alanda planlanıyorsa veya çok sayıda yerde yapılacaksa genel anestezi uygun olacaktır. Bu durumda hasta operasyon boyunca uyuyacaktır.

Ameliyat iÅŸlemi

Genellikle liposuction iÅŸlemi 1-2 saat sürede tamamlanır, fakat emilim yapılan alanın büyüklüğü ve miktarına baÄŸlı olarak süre yarım saatten birkaç saate kadar uzayabilir. Prosedüre baÅŸlamak için, “kanül” adı verilen küçük emici tüpleri içeri sokmak amacıyla çok ufak bir insizyon (kesi) yapılır. Kanülün dışarıda olan öteki ucu ise güçlü bir vakum yaratan bir makinaya baÄŸlıdır.

Cerrah kanülü derinin altındaki yağ tabakası derinliklerinde ileri-geri hareket ettirerek yağı keser ve emerek dışarı çıkartır. Liposakşın uygulamasında iyi sonuç alınması için en az iki ayrı noktadan girilmesi gerekir. İkinci hatta bazen üçüncü bir noktadan girilerek daha önceki tarama alanları çaprazlanmış olur ve böylece yağ alınan bölge yüzeyinin daha düzgün olması sağlanır. Bazen tüm yağı çıkarmak amacıyla ek ufak insizyonlar yapmak gerekebilir. Eğer lokal anestezi altında yapılıyorsa hasta sürtünme ve titreşim hissedecektir. Kanül derinde kasa doğru yaklaştıkça batma hissi ortaya çıkabilir. liposuction sırasında yağ ile birlikte sıvı kaybı da olacaktır ve bu sıvının kişiyi şoka sokmayacak miktarda olması gerekir. Damar yoluyla sıvı verilir ve gerekirse kan transfüzyonları da yapılabilir.

Ultrasonik Liposakşın:

Yağları almadan önce özel bir alete bağlı, liposuctionda kullandıklarımıza benzeyen bir borucuk ameliyat bölgesinde dolaştırılır ve bu borucuğun yaydığı ultrasonik titreşimler (ses dalgaları) ile yağ hücreleri parçalanır. Yağ dokusu adeta koyu bir sıvı şeklinde dışarı akıtılarak alınır. Ancak bu işlemde kontrolsüz olarak gereğinden fazla yağ dokusu parçalanır ve deri yüzeyinde çökme riski artar. İlk zamanlarda bir mucize olarak görülen bu yöntem günümüzde hala tartışmalıdır.

Islak Teknik ya da Tümesan teknik:

liposuction yapmadan önce uygulama bölgesine içinde formüle dayalı bazı ilaçlar olan belli miktarda sıvı enjekte edilir. yağ hücreleri bu sıvı ile şişer ve işlem kolaylaşır. Günümüzde bu yöntem artık olmazsa olmaz olarak kabul edilen bir tekniktir. Verilen sıvı içerisinde kanamayı durduran (adrenalin), ağrıyı kesen lokal anestezikler (lidocain) gibi ilaçlar bulunmaktadır.

Liposuction Ameliyat sonu
liposuction uygulaması sonunda konforlu bir elastik giysi veya korse, liposuction yapılan yere giydirilerek kanama ve ödem önlenir ve derinin yeni kontura uygun biçimlenmesi sağlanır. Korse, ayrıca hastanın ağrılarını önlediği gibi, daha rahat hareket etmesini sağlar. Bu sıkı elbise veya bandajın, cerrahın uyarılarına göre, bir ay süreyle sürekli olarak giyilmesi gerekir, daha sonra birkaç hafta süreyle de gündüzleri giyilmesi gerekebilir. İnfeksiyona karşı antibiyotik verilebilir. Hasta ameliyat sonrası çok iyi görünmeyi veya kendini iyi hissedeceğini düşünmemeli.

Verilen fazla sıvılar nedeniyle liposuction sonrasında hasta bir süre kendini ağır hissedecektir. Yağ emilen alanlarda şişlik, hafif morluklar görünebilir, yanma hissi olabilir. Ağrı, ağrı kesici ilaçlarla kontrol edilebilir. Yağ emilen alanda tüm his kaybolabillir ancak bu durum bir süre sonra düzelecektir. Ameliyat sonrası alınan yağların oluşturacağı kilo kaybı hemen ortaya çıkmaz. liposuction uygulanan bölgede oluşan ödem ve su tutulması bunun sebebidir.

İyileşme

Yavaş ilerleyen bir olaydır. liposuction sonrası bacaklarda venöz pıhtıların oluşumunu önlemek için cerrah olabildiğince hemen ayağa kalkmayı öğütleyebilir, fakat 2-4 hafta ağır aktiviteden sakınılmalıdır. 5-10 gün içinde dikişler alınır ve bazı hastalar 2-3 gün içinde dahi işine dönebilir, bazılarında ise ağrılar sürebilir fakat en fazla yaklaşık 2 haftada işe dönüş gerçekleşir. İşe ne zaman başlanacağını yapılan ameliyatın büyüklüğü, hastanın nasıl hissettiği ve doktorun önerileri belirler. 1-2 ay içinde şişlik ve renk değişikliklerin çoğu ortadan kalkarken bir miktar şişliğin kaybolması 6 ayı bulabilir.

Estetik Cerrah bu süre içinde hastanın durumunu izler ve ek bir girişim gerekip gerekmediğini takip eder. Aşırı kanama, ağrıda ani bir artış gibi alışılmadık semptomlar belirirse hasta hemen doktoruna başvurmalıdır. Emilme-yoluyla yapılan liposuction çok az iz bırakarak yeni bir vücut imajı kazandıran oldukça etkili bir tekniktir. Hasta yemek yemesine dikkat ederse ve düzenli olarak egzersiz yaparsa sonuçlar kalıcı olabilir. Eğer kilo alırsa, sadece eski kabarıklıklarda değil, yağlanma tüm vücuda eşit dağılacaktır. Birçok hasta liposuction sonrası sonuçtan tatmin olur ; değişik elbiseler içinde kendilerini çok rahat hissederler. Beklentileriniz gerçekçi olduğu sürece yeni imajıyla kendini mutlu hissedecektir.

17 Eylül 2009

Estetik Cerrahi

Yanak-elmacık-çene kemiği büyütme ameliyatı nedir ?

Yanak büyütme işlemi aslında, elmacık kemik bölgesinin doğumsal, yaşlanma ve travma sonrası çökmesi sonucu olan hacim kaybının eski durumuna getirilmesidir.

Elmacık kemikleri üzerine konulacak materyaller ile yüzdeki ahenk yeniden kazanılmış olacaktır.

Elmacık kemiklerinin çökük olması, yüzün daha güçsüz görünümüne neden olacaktır. Dolayısıyla, yüzün alt kısımları daha belirgin bir duruma geçecektir.

Elmacık kemiklerinin büyütülmesi işlemi 1-2 saat kadar sürmektedir. Çene büyütme işleminde görülecek komplikasyonlar burada da görülebilir.

Ameliyat planlaması nasıl yapılır ?

Sentetik ya da kişinin kendi dokusu kullanılarak yüz hatları daha belirgin hale getirilmektedir. Böylece daha genç ve canlı bir görünüm ortaya çıkmaktadır.
Yüzdeki yumuşak dokuların karın, uyluk ya da basenlerden alınacak yağ ile doldurulması da mümkündür.

Ameliyat işlemi nasıldır ?

Ameliyatta, ağız içerisinden küçük bir kesi yapılmakta, sentetik implant ya da kişinin kendi dokusu elmacık kemiklerine uygun şekilde yerleştirilmektedir.

Ameliyat sonrası neler yapılır ?

Ameliyattan sonra şişlikler oluşmakta ve morarmalarla birlikte birkaç haftada tamamen düzelmektedir. Çene büyütme ameliyatında olduğu gibi çiğneme, konuşma ve gülme hareketlerinde ilk birkaç günde ağrı ve rahatsızlık hissedilebilir.

Ameliyatın riskleri var mıdır ?

Bu uygulamada komplikasyon riski yüksek değildir. Diğer uygulamalarda olduğu gibi birkaç hafta zorlayıcı aktivitelerden kaçınılmalıdır.

İmplant olarak kullanılabilen materyaller nelerdir ?

• Silikon (Dimethylsiloxane): Alın, elmacık kemiği, burun, göz çevresi, kulak ve çene kemiğindeki eksikliklerin tamamlanmasında kullanılmaktadır. Silikon implantlar 1950’lerden beri kullanımdadır. İstenilen şekillerde hazırlanabilmektedir. Silikon etrafında ince bir kapsül dokusu oluşmakta ve implantı sarmaktadır.
• Politetrafloroetilen (Polytetrafluoroethylene: PTFE): Proplast olarak 1980’lerde ticari kullanıma verilmiştir. Vücutta reaksiyon yapması nedeniyle kullanımdan kalkmış, daha sonra yumuşak doku ve kemik eksikliklerini tamamlamak için Gore-Tex olarak kullanıma girmiştir. 1, 2 ve 4 mm. kalınlıkta tabakalar halinde, istenilen şekillerde kullanılabilmektedir. Gore-Tex çok az reaksiyon yapmaktadır.
• Polietilen (Polyethylene: Medpor): İnce delikli, dayanıklı bir maddedir. İstenilen şekillerde üç boyutlu olarak hazırlanabilmektedir. Çok az reaksiyon yapmaktadır. Yüz bölgesinde sert doku büyütmesi için kullanılmaktadır.
• Polyester: En yaygın kullanılan materyallerdendir. Bu grupta olan Nylamid yumuşak doku desteklenmesinde kullanılmaktadır.
• Akrilikler (Acrylics): Akrilikler, akrilik ve metil akrilik asidlerinden yapılır. Polymethyl methacrylate (PMMA) reçinesi, eklem protezleri için ortopedik cerrahide uzun süreden beri kullanılmaktadır. Ameliyat esnasında ya da modele göre ameliyat öncesi hazırlanabilmektedir.
• HTR (Set doku yerine kullanılan madde): PMMA ve polyhydroxyethylmethacrylate’tan hazırlanır.
• Kalsiyum fosfat seramikler (Calcium phosphate ceramics): Hydroxyapatite ve diğer kalsiyum materyallerinden oluşmaktadır.

Yüzün estetik olarak şekillendirilmesi, günümüzde sıklıkla ihtiyaç duyulan konulardandır. Günümüzde erkekler çene kemiği büyütmelerini artan oranda talep etmektedirler. Bu muhtemelen iletişim organlarının da etkisiyle kişinin kendi imajını daha iyi algılamasındandır. Öyle görünmektedir ki, gelecekte biyoteknolojinin ve gen mühendisliğinin daha da gelişmesiyle, insan dokularına daha fazla benzeyen maddelerle vücut şekillendirilmesi daha da ileri aşamalara gelecektir.
Yüz protezleri yüz kemiklerini büyültmek için üzerlerine eklenen protezler. Amaç küçük bir çeneyi ya da yetersiz elmacık kemiklerini büyültmek ve çıkıklaştırmaktır.

Doğru planlandığı zaman bu tür protezlerin tahmin edemeyeceğiniz kadar iyi etkileri olabilir. Çene ya da elmacık kemiğinin gerektiği boyutta olmadığı bütün yüzler bu tür protezlerden fayda görebilir. Ancak yanlış bir şekilde kullanılırlarsa doğallıktan ve estetikten uzak sonuçlar elde etmek çok kolay.

Çene Protezleri

Eğer sahneye çıkmayı düşünüyorsanız, model ya da film yıldızı olmak gibi bir hayaliniz varsa ve çeneniz küçükse mutlaka çenenizi büyülttürmelisiniz.
Örneğin ünlü modellerin yüzlerini incelerseniz hiç birisinin küçük çeneli olmadığını görebilirsiniz. Birçoğunun ideal olmayan, eğri, sarkık burunları olabiliyor ama asla küçük çeneli değiller. Küçük çeneli bir top model bulmak neredeyse şişman bir top model bulmak kadar imkânsızdır.

Elmacık Kemiği Protezleri

Yine top modellerin yüzlerini incelerseniz hemen hemen hiç birinin elmacık kemiklerinin küçük olmadığını görebilirsiniz. Çene kadar önemli olmasa da elmacık kemikleri de yüz yapınızı çok etkiler ve bu tür bir protez yüzünüzde ciddi değişikler yapabilir.

Ne Zaman Elmacık Kemiği Protezi – Ne Zaman Endoscopic Lifting

Konu küçük bir çene olunca düşünecekte fazla bir şey olmuyor. Yapılması gereken çeneyi büyültmek ve bunun ne tür bir protezle yapıldığı sadece teknik bir detay.
Ama elmacık kemiklerinde durum biraz farklı. Burada çok dikkat edilmesi gereken bir konu var. Eğer orta yüz sarkıklığı elmacık kemiği yetersizliği olarak yanlış yorumlanırsa yerleştirilen protezler yüzü şişman ve yuvarlak gösterecektir. Bunun çok sık düşülen bir hatadır.

Protez sadece elmacık kemiklerini dışarıya doğru çıkıklaştırır. Yüzün diğer bölgeleri üzerinde etkisi yok denecek kadar azdır.
Oysa sarkmış yanakların kaldırılması (endoscopic lifting) yüzün bütün yapısını etkiler. Bu ameliyatta amaç anatomik olarak daha aşağıda, neredeyse çene seviyesinde duran yanak dokularını yukarıya, elmacık kemiklerinin seviyesine çıkarmaktır. Bir protez ile kazanılabilecek kadar dolgunluk bu ameliyat ile sağlanabilir. Özellikle yuvarlak bir yüz yapısında bu ameliyat ile yanaklar çıkıklaştırılabilir ve ideal bir profil sağlanabilir.

DoÄŸru analiz

Elmacık kemikleri üzerinde yetersizlik olan bir yüzde

• Eğer yüzün alt kısmında bir dolgunluk ve üst kısmında bir sarkıklık varsa, sorun yaşlılık olsa da olmasa da en iyi seçenek yanaklardan yukarı kaldırılmasıdır.
• Ancak yanaklarda bir sarkma yoksa ve alt yüz normalse elmacık kemiği protezi daha iyi olacaktır.

Protezler

Çene ve elmacık kemiği protezlerinin yapıldığı birçok değişik madde var. En sık kullanılanlar şunlar:

Hydroxyapatite, görüntüsü mercan taşına benzeyen bir seramik cinsi.
Silikon, görüntü olarak sert plastiğe benziyor.
Polyethylene (medpore), yine görüntüsü ve yapısı mercana benziyor, ancak bir plastik çeşidi.
Gore-Tex, high-tech montlarda ayakkabılarda kullanılan gore-tex ile aynı. Bu madde damar cerrahisinde de çok sık kullanılıyor.
Kadavra kemiği, ölülerden alınan kemikleri bu amaçla hazırlayan ve kullanıma uygun şekilde piyasaya süren markalar var.

Bu materyallerin iyi ve kötü tarafları var. Her cerrahın kendine göre bir tercihi olacaktır. Yani en iyisi diye bir şey söylemek zor. Ama bilinen bazı özellikler şunlar:
Silikon protezler zamanla kemiği eritiyor ve kendisine neredeyse bir yuva yapıyor. İlk yıllarda bir cm. lik bir çene proteziniz varsa 5 sene sonra bu protez kemiğe gömüldüğü için 1/2 cmye inecektir. Diğer yandan bu protezi koymak teknik olarak çok kolay. Ameliyat hem çok küçük bir kesimden yapılabiliyor hem de çabuk iyileşiyor. Kadavra kemiğinin erime olasılığı var. Enfeksiyona da daha duyarlıdır.

Ameliyat

Çene protezleri ağız içerisinden, alt dudağınızın en derin yerinden ya da çene altından yapılan bir kesim ile konulabilir.
Çene altından konulması protezin mikroplu olması önlenemeyen ağza deymeden en temiz şekilde konulmasını sağlıyor ancak çene altında bir kaç cm.lik bir kesim yapılıyor ve belli belirsiz de olsa bir iz kalıyor.

Ağız içi hem kirli bölge hem de bu hat üzerinde duyu sinirleri var ve bunların üzerlerinden atlamak gerekiyor.
Elmacık kemiği protezleri ise her zaman ağız içerisinden konulur. Kesim üst dudak içerisinden, en derin yerden yapılır ve yanak altından protez konulur.
Bütün ağız içi kesimleri emilebilir dikişler ile kapatıldığı için alınması gereken dikiş genellikle olmaz.

Komplikasyonlar ve Çıkabilecek Sorunlar

Ciddi bir kanama bu ameliyatta pek beklenmese de bazen protez etrafında küçük hematomlar olabilir ve bu hematomun alınması gerekebilir, ki bu da beş dakikalık bir işlem.

Bu tür yabancı madde kullanılana ameliyatlarda asıl korkulan enfeksiyon olmasıdır. Yabancı madde etrafında ya da içerisinde oluşacak enfeksiyonun tek tedavisi protezi çıkarmak olabilir. Ağız içerisinden konulan protezlerde bu risk biraz daha yüksek olur.

Çene protezlerinde alt dudakta his kaybı olabilir. Dudağın altından iki taraftan birer duyu siniri çıkıyor. Ameliyat eğer ağız içerisinden yapılıyorsa bu sinirin çok yakınından geçip protezi koymak gerekiyor. Bu sinirin kopması düşük bir olasılık olsa da dokunulması bile bir süre his kaybına neden olabilir. Ancak his kaybı hareket kaybı ile karıştırılmamalı, bu sinir hasarı sadece uyuşukluk yapabilir. Bu uyuşukluk diş tedavisi yapılırken alt çeneye yapılan iğne oluşan alt dudak uyuşukluğu ile aynı. Çene altından yapılan kesimlerde de bu risk var ama daha az.

Ama bu ameliyat sonrası bir diz estetik sorunda yaşanabilir. Özellikle doğru endikasyon ile konulmayan protezler yüzü olduğundan kötü, hatta çok kötü gösterebilir. Şekilden memnun olunsa da asimetriden şikâyetçi olunabilir. Yine de her şeyin düzeltilebilir olduğu, en kötü ihtimalle protezler çıkarıldığında eski hale dönüleceği unutmamalıdır.

Ameliyat Öncesi Ve Sonrası Beklentiler

Bu küçük – orta derece arası bir estetik ameliyat. AÄŸrılı sayılacak bir ameliyat deÄŸildir. Elmacık kemiÄŸi için mutlaka genel anestezi gerekli, ancak çene protezi lokal anestezi ile yapılabilir. Silikon çene ucu protezleri muayenehane ortamında konulabilir.
Ameliyattan sonra ameliyat bölgelerinde bir şişlik olacaktır. Bu şişlik ilk bir ay kadar konulan protezi olduğundan yaklaşık %30 daha büyük gösterebilir. Buna hazırlıklı olunmalıdır. Gerçek sonucu görmek aylar alabilir.
İlk günlerde çene hareketlerinde hafif bir ağrı olabilir. Ama genellikle bir kaç gün içerisinde normal hayata dönülebilir, bir kaç hafta sonra spora başlanabilir.

Ağız içi dikişleriniz kendiliğinden eriyecektir.Hastadan istenen ameliyattan sonra ağız içini çok temiz tutması ve bol bol gargara yapmasıdır.

Ameliyatın Karnesi

Anestezi Åžekli
Lokal ya da genel.

Ameliyat Süresi
Tamamen konulan protez sayısı ve çeşidine bağlı.

Hastanede Yatış Süresi
Aynı gün taburcu olunabilir.

Ameliyat Sonrası Ağrı – Sıkıntı
Bir kaç gün hafif bir sızlama olabilir. Genellikle ağızdan alınan basit ağrı kesiciler yeterli olur. Şişme, morarma: 3–7 gün arasında.

Pansuman
Yok.

DikiÅŸler
Ağız içi dikişleri kendiliğinden erir, çene altı dikişleri beşinci günde alınabilir.

Ne zaman İşe Dönülebilir?
3–7 gün.

Spor
2 hafta sonra uzun yürüyüşler, 3 hafta sonra normal sporlar. Basket, box gibi vücut vücuda yapılan kompetitif sporlara en erken 5 hafta sonra başlamak doğru olur.

Son Åžekil
Genellikle ilk haftada şişliklerin önemli bir kısmı gider. Ama son şekil en erken 6. ayda ortaya çıkar.

17 Eylül 2009

Estetik Cerrahi

Boyun cildi ve kasları ayrılarak yukarıya doğru gerdirilir. Fazlalık deri kesilerek çıkarılır ve tekrar yerine dikilir. Boyundaki kırışıklıklar ve sarkma giderilir, çene açısı belirginleştirilir, gergin ve estetik bir boyun görünümü sağlanır.

Ameliyat kesisi, kulak arkasında kaldığı için, dışarıdan bakıldığında görünür bir iz kalmaz. Çenenin alt kısmında yağlanma, boyun kaslarında gevşeme ve bunlara bağlı sarkma olduğunda gıdı bölgesini de ayrıca düzeltmek gerek. Buradaki yağlar ya liposuction ile emilerek çıkarılır, ya da çene ucunun hemen gerisinden 3 cm kesilerek gıdı gölgesine girilir ve yağlar kesilerek çıkarılır.

Yağların çıkarılmasından sonra gevşemiş olan boyun kasları ortaya doğru yaklaştırılarak birbirine dikilir. Böylece kaslar sıkılaşmış olur ve yağlar da alındığı için sarkmadan eser kalmaz. Boyun ile çene estetik olarak birbirinden ayrı olarak görünür hale gelir.

Son zamanlarda estetik boyun germe ameliyatları için özel olarak tasarlanmış dokuları asıcı materyaller de kullanıma girmiştir. Bu malzemeler, ameliyat kesilerinin içinden sokularak yerleştirilir, üzerinde bulunan dikensi çıkıntılar sayesinde dokuları tutar, yukarıya doğru çekilerek sabitlendiğinde üzerinde taşıdığı boyun dokularını yukarıda asılı olarak tutarlar.

Böylece sarkmalar da düzelmiş olur. Ancak bu yöntem gıdı altında yağ birikimi de olan hastalar için tek başına uygulandığında yeterli olmaz.

Estetik boyun germe operasyonları uygun donanıma sahip bir hastanede genel anestezi altında yapılır. Yapılan işlem yaklaşık 1,5-2 saat sürer. Boyun cildinin altında kan birikimini önlemek amacıyla dren yerleştirilir. Dren 1 gün kalır, 1 gün sonra dren çıkarılınca hasta hastaneden ayrılabilir.

Ameliyatın ardından çene altından da girişim yapılmışsa çene altına bandaj uygulanır ve bu bandaj 1 hafta kalır. Ameliyat sonrası boyun bölgesinde gerginlik hissi, ağrı, morarma, ödem (şişlik), ve deri yüzeyinde uyuşukluk gibi durumlar olabilir. Ağrı rahatsız edecek derecede olmaz ve ağrı kesici ilaçlar ile kolaylıkla kontrol altına alınabilir.

Şişlik (ödem) ilk 7-10 gün içinde hızlı bir şekilde azalır, geri kalan ve dikkat çekecek kadar belirgin olmayan hafif şişliğin kaybolması ve cildin yüz üzerine tam olarak oturması yaklaşık altı ay sürer. Şişliğin hızlı bir şekilde düzeldiği ilk haftalarda deri yüzeyindeki gerginlik hissi ve uyuşukluk da azalarak kaybolur. Uyuşukluğun kalıcı olması çok rastlanan bir durum değildir.

Morarmaların kaybolması kişinin hassasiyetine göre değişmektedir. Bu süre bazen hassas bünyeli kişilerde 15 güne kadar sürebilir. Estetik boyun germe ameliyatından sonra ödem ve morluklardan kurtulduğunuzda boyun bölgenizde çarpıcı bir düzelme gözleyeceksiniz. Çene ile boynunuzun birbiriyle birleşmiş görünümü da ortadan kalkacaktır.

17 Eylül 2009

Estetik Cerrahi

Düzgün yapılmış bir blefaroplasti hastaya daha genç bir görünüm kazandırır. Göz estetiği lokal anestezi altında yapılmaktadır. Çok ince iğne ile lokal anestezik enjekte edilerek tüm göz kapağı uyuşturulur. Üst göz kapağı için kesi göz kapağının katlanma yerinden yapılır. Bu nedenle göz açıkken hiç bir iz görünmez. Alt göz kapağında ise kesi kirpiklerin hemen altından yapılır. Bu nedenle iz görünmez. Ayrıca göz kapakları insan derisinde en az iz kalan bölgelerdendir.

Her cerrahi girişimden sonra az veya çok görülebilen bir iz (skar) kalır. Önemli olan bu izin çok ince ve belirsiz olmasıdır. Önceleri pembe renkte olan ameliyat izi zamanla beyazlaşır veya normal ten rengine dönüşür. Göz kapağı ameliyatı burun estetiği ameliyatı ile aynı anda yapılmamalıdır. Burun ameliyatından göz kapaklarında şişmeler ve ödem olabileceği için iki ameliyat ayrı zamanlarda yapılmamalıdır.

Blefaroplasti ameliyatı genellikle bir saat sürer. Alt ve üst göz kapağı birlikte ameliyat edilecekse, önce üst göz kapağı sonra alt göz kapağı ameliyat edilir. Dikişler ameliyattan üç ila yedi gün sonra alınır. Dikişler alındıktan sonra, göz kapağı çevresindeki şişlik ve morluk giderek kaybolacaktır. Genellikle bir hafta içinde hasta günlük hayatına dönebilecektir. İyileşme hızına ve doktorun önerilerine bağlı olarak kalan morluğu saklamak için makyaj yapabilir.

Birkaç hafta güneş ışığı, rüzgar ve diğer irritanlara duyarlı olunabileceğinden, dışarı çıkarken, güneş gözlüğü takılmalıdır. Ameliyat sonrası 3-5 gün süreyle günlük aktivitelerden, üç hafta kadar da ağır aktivitelerden ve kan basıncını arttıran aktiviteler uzak durulmalıdır. Sıvı tutulmasına neden olacağından alkol alınması sakıncalıdır. Ameliyat sonunda göz kapaklarını kapatan bir pansuman uygulanır. Ertesi gün bir pansuman yapılarak sargılar değiştirilir. Daha sonra 3-7 gün arasında iki pansuman daha yapılarak dikişler tedricen azaltılarak alınır.

Göz kapağı estetiÄŸi Plastik Cerrahinin en çok yüz güldüren ameliyatlarından biridir. Ameliyatın göz çevresindeki etkisi 5 – 10 yıl kadar kalacaktır. Daha sonra deri ve diÄŸer dokuların yaÅŸlanmasıyla etki giderek azalacaktır. Göz kapağı estetiÄŸi ile birlikte kaÅŸ kaldırma ameliyatı yapılabilir. KaÅŸların kaldırılması yüze daha genç bir ifade verecek, üst göz kapağı da daha gergin olacaktır.

17 Eylül 2009

Estetik Cerrahi

Dudakların kalın ve dolgun olması gençliğin göstergesi iken, incelmiş ve kenarlarında kırışıklıklar olan dudaklar yaşlılığın ifadesi olabilir. Dudak pembe kısımlarının ince olması bazen genetik olarak doğuştan ortaya çıkar, bazen de yaşlanmaya bağlı olarak dokuların incelmesi sonucunda oluşabilir. Genellikle dudak yaşlanması yüz yaşlanmasına paralel olarak ilerlemektedir. Dudakların görünümünde çene yapısı, burun ve dişler önemli yer tutar.

Dudakların yerleşimi dışında dudağın boyu, genişliği, alt ve üst dudak kalınlıkları, gülme durumunda dişlerin ne kadar görüldüğü de operasyon planı açısından önemlidir. Alt dudak, üst dudaktan daha dolgun olmalı, gülerken diş etleri görünmemelidir. Dudaklar, burun ucundan çene ucuna çizilen hayali çizginin gerisinde kalmalıdır. Bu hattın önünde yer alan abartılı dudaklar estetik bir görüntü vermeyecektir.

Dudak estetiği, dudakları genetik olarak ince olanlar, dudakları zamanla yaşlanmaya bağlı doku kaybı sonucu incelenler, dudakları normal görünümde olup da daha kalın ve dolgun dudaklarla daha genç, daha güzel ve daha çekici olmak isteyenlere uygulanmaktadır. Bunun dışında birde dudakta normalden fazla kalınlık olması durumunda da inceltme ya da küçültme şeklinde dudak estetiği yapılabilir.

Dudak kalınlaştırma amacıyla yapılan dudak estetiği girişimleri iki ana gurupta toplanabilir. Bunlardan birincisi geçici olarak yapılanlar, ikincisi kalıcı olarak yapılanlardır. Geçici olarak yapılan dudak estetiği girişimleri arasında dolgu maddeleri ve yağ enjeksiyonu sayılabilir. Kalıcı olarak yapılan dudak estetiği girişimleri arasında ise, dermofet yağ-deri greftleri, ve suni maddelerle yapılan dolgular sayılabilir.

Dolgu maddeleri en zararsız yöntemlerdir ancak etkisi 6-12 ay sürer. Orijinal dolgu maddesi kullanıldığında allerjik reaksiyon ya da başka riski yoktur. Süre sonunda madde tamamen erir ve kaybolur.

Yağ enjeksiyonları da geçici yöntemler arasındadır.Çünkü değişen oranlarda enjekte edilen yağ erir. Bu oran % 100 e kadar ulaşabilir yani tamamı eriyebilir. Bunun için işlemin tekrarlanması gerekir. İki üç seanstan sonra % 30-40 kadarı kalıcı hale gelebilir. Ayrıca yağ erirken kalan yağ hücreleri dudaklarda asimetriye neden olabilir bunu düzeltmek için tekrar yağ enjeksiyonu gerekir.

Dermis ve fasya greftleri daha az erime gösteren ve kalıcılığı daha uzun olan dokulardır. Ancak bu greftlerin alındığı bölgede bir miktar iz kalır, ya da eğer varsa daha öneki bir iz yerinden alınabilir. Yağ greftinde iz söz konusu değildir. Dermis ya da dermofet grefti göbek altı bölgesindeki deriden yada varsa apandisit ameliyatı izi gibi bir yara skarından hazırlanabilir. Derinin üsteki hücre kısmı soyulur, alttaki kollajen ihtiva eden dermis tabakası eliptik bir şerit şeklinde hazırlanır. Bu dermis şeriti ağız içinde iki yandan yapılan küçük kesiler yoluyla hazırlanan dudak içindeki bir tünele yerleştirilerek dudak içindeki hacim artırılmış dolayısıyla dudak kalınlaştırılmış olur. Bu ameliyatlar lokal anestezi altında kolaylıkla gerçekleştirilebilir.

Dudak kan dolaşımı çok olan ve kolay şişen bir bölge olduğundan ameliyat sonrası ödem ve morluklar oldukça fazla olmakla birlikte bu şişlikler genellikle 7-10 günlük bir sürede kaybolmaktadır. Morluğun daha çabuk giderilmesini sağlayan kremler kullanılabilir.

Dudak kalınlaştırmak için bazı suni maddelerde kullanılmaktadır. Bu işlemler ameliyatsız bir yöntemdir. Bu amaçla kullanılan maddelerin en eskisi dudağa sıvı silikon enjeksiyonudur. Uygulanan hastalarda çeşitli komplikasyonlara neden olduğu için, artık Amerikan gıda ve ilaç kurumu FDA tarafından estetik dolgu maddesi olarak satılması ve direkt doku içine enjeksiyonu yasaklanmış ve kullanılmamaktadır.

Dudak kalınlaştırmak amacıyla reaksiyon oluşturmayan dolgu maddeleri üretmek için son yıllarda büyük çabalar sarf edilmektedir. Hyaluronik asit bunlar arasında en zararsız olanıdır. Hyaluronik asit, vücut dokularındaki mevcut yapı taşlarındandır. Dudakları kalınlaştırmak amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Vücutta mevcut bir madde olduğundan hyaluronik enjeksiyonları istenmeyen bir reaksiyona neden olmaz.

Ancak bu enjeksiyonun kalıcılığı ortalama 6-12 aydır ve etkisi geçince tekrarlanması gerekmektedir. Buna rağmen ucuz ve kolay bir yöntem olması nedeniyle dolgunlaştırma amaçlı yapılan dudak estetiğinde yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir.

Yine diğer bir suni madde olan Gortex denilen malzeme ise kalıcıdır. Dudak kenarlarından yapılan küçük kesilerden dudak içine yerleştirilir. Konulduğu şekilde kalır ve şeklini muhafaza eder. Fakat zamanla dudağı delerek dışarı çıkabilmesi en önemli dezavantajıdır.

Dudak kalınlaştırmak için uygulanan diğer cerrahi yöntem grubu ise dudak mukozasını ( kırmızı renkte olan bölüm ) ilerleterek dudakta kalınlaşma sağlayan ameliyatlardır. En iyi ve kalıcı sonuçlar elde edilir. İyileşme 2-5 günde tamamlanır. Lokal anestezi altında yapılan basit ameliyatlardır.

Dudak estetiği her zaman dudağı kalınlaştırmak için yapılmamaktadır. Bazen aşırı kalın olan dudakların küçültülmesi amacıyla da dudak inceltme ameliyatı yapılabilir. Kalın olan dudağın mukozasından ( kırmızı renkli kısım ) elips şeklindeki bir parça altındaki yağ dokularıyla birlikte çıkartılır ve uygun bir teknikle dikilir. Bu işlem lokal anestezi ile yapılır. Oluşan şişlik ve morluklar birkaç gün içinde kaybolur. Mukozada yapılan dikişlerin izleri görünür olmadığından ameliyat sonrası herhangi bir iz problemi oluşmamaktadır.

17 Eylül 2009